Gönyeli'nin 9 puanı silindi - sporaktif sportactive - Blogcu



25/3/2009 · Kategori: K.K.T.C. Kuzey Kıbrıs'ta Futbol


Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu’nun Gönyeli’yi şike girişiminde bulunduğu gerekçesiyle suçlu bulması üzerine 9 puanını silme kararı aldı.
   Disiplin Kurulu, önceki akşam Ali Kanlı’ya 3 yıl hak mahrumiyeti cezası vermesi yanında Gönyeli Kulübü’nü ise talimatlara göre yetkinin Futbol Federasyonu’nda olmasından hareketle puan silme konusunu federasyona havale etmişti. Ömer Adal başkanlığında dün akşam toplanan yönetim kurulu, Disiplin Talimatnamesi Madde 36’ya göre Gönyeli Spor Kulübü’nün 9 puanının silinmesine karar verdi.
   Futbol Federasyonu ilk soruşturmayı yürüten Şike Araştırma Komisyonu’nun raporu doğrultusunda müsabaka talimatına göre Gönyeli’nin 3 puanını silmişti. Bu kararın Tahkim Kurulu’nda usulden bozulması ve yeni bir soruşturma başlatılması isteğiyle federasyona iade etmişti. Federasyon yönetimi de Disiplin Kurulu’na tarafların sorgulanması ve karar üretilmesi görevini vermesinden sonra Derviş İnceer başkanlığındaki Disiplin Kurulu, ilgili kararı önceki akşam açıklamıştı.

   Futbol Federasyonu’nun 9 puan silme kararından sonraki süreç, iki ayrı kurulda devam edebilecek. Gönyeli Kulübü, Ceza Kurulu’na başvurup, Disiplin Kurulu’nun kararlarını istinaf edebilecek. Ceza Kurulu’nun, Disiplin Kurulu’nun kararlarını bozması halinde son karar verilerek ceza ortadan kalkacak. Ancak Ceza Kurulu’nun, Gönyeli’nin suçlu, Ali Kanlı’nın da 3 yıllık cezasını onaylaması halinde, Gönyeli’ye puan silme miktarı ile ilgili istinaf hakkı doğacak. Bu durumda yönetim kurulunun kararları Tahkim Kurulu’nda görüşüldüğünden dolayı, Gönyeli Kulübü sadece 9 puanlık cezanın 3 puana düşürülmesi için itirazda bulunabilecek.
   Federasyonun aldığı karar sonucunda ligde lider durumda Gönyeli’nin puanının 42’den 33’e inmesi sonucunda, 31 puanla ikinci sırada yer alan Türkmenköy ile arasındaki puan farkı 2’ye düşmüş oldu.

Haber : Ogün Genç Kaçmaz - Kıbrıs Gazetesi


Alın Teri

Yazar : Engin Arca
Gazete : Yeni Düzen (Kuzey Kıbrıs Gazetesi)
Tarih : 19.03.2009

Gönyeli ile Lapta arasında oynanan karşılaşma sonunda Gönyeli Teknik Direktörü sevgili Mehmet Bolkan’ın BRT’ye yaptığı açıklamaları duyduğumda gerçekten üzüldüm.

Mehmet Bolkan’ın açıklamalarında ifade ettiklerinin bazılarına katılmakla birlikte bazılarına da katılmıyorum.

Ancak üzüntüm söylenenlerin doğru veya yanlış olmasından değil, bir iki kişinin sorumsuzca davranışının büyük bir camianın yöneticileri, teknik heyeti ve özellikle bu konuda en masum olan, akıttıkları terin karşılıklarının ellerinden alındığı futbolcuların durumlarınadır.

Mehmet Bolkan, maç sonrası BRT’ye  yaptığı açıklamada, Futbol Federasyonu’nun Gönyeli’nin 9 puanının silinmesi ile ilgili kararından sonra gazetelerin ve medyanın bu konuya çok geniş yer vermelerine rağmen, Gönyeli’nin başarılarından bahsetmediklerini ifade ederek, bir kısım spor yazarına sitemde bulundu.

Tabii sevgili Mehmet Bolkan’ın en büyük eleştirisi Futbol Federasyonu’na oldu.

Bu konuda yerden göğe kadar haklıdır.

Ligin 8’inci haftasında gündeme gelen bir olayın, arada bir de devre arası olmasına rağmen üç ay sonra ligin 17 haftasında sonuçlandırılması kabul edilir bir durum değildir.

Gönyeli futbolcularının bu 9 haftalık maç trafiğindeki ruhsal durumlarını kimse alınmasın, ama ne biz spor yazarları ne kulüp yöneticileri, ne taraftarlar ne de Futbol Federasyonu yetkilileri bilemeyiz.


Geçtiğimiz gün BRT’ye yaptığı açıklamalar ile ilgili olarak konuştuğum Mehmet Bolkan, “Sevgili Arca, Lapta maçında futbolcularım o kadar doluydu ki! En küçük bir haksızlıkta sahada 8-9 kişi kalabilirdik. Karşılaşma sonrası soyunma odasında olmanı isterdim. Futbolcularımın, ‘Hade silsinler, bunları da silsinler’ diye bağırmalarını duymanı isterdim”diyordu.

Evet, bu olay en çok futbolcuları etkiledi.

Yaşananlar ile hiçbir ilgileri olmamasına rağmen, akıttıkları terlerin karşılıklarının bir çırpıda ellerinden alındığı futbolcuları.

Sevgili Mehmet Bolkan’ın Gönyeli’nin başarılarından bahsedilmediği şeklindeki serzenişine ise katılmıyorum.

En azından bunu kendi adıma ve Spor Performans Dergisi ile Seçici Kurul üyeleri adına söyleyebilirim.

Söz konusu şike ile ilgili süreç devam ederken, dergimizin Hüseyin Amcaoğlu’nu ayın başarılı futbolcusu, kendisini de Şubat ayının başarılı Teknik Direktörü seçmiş olması sanırım bu konuda bir cevap olacaktır.

Her şeye rağmen gelinen aşamada artık olaya bir nokta konması gerektiğini düşünüyorum.

Futbol Federasyonu’nun disiplin talimatı ile yönetmeliğinde şike ve şikeye teşebbüs ile ilgili yer alan maddelere sanırım hiçbir kulübün ve kulüp başkanının herhangi bir itirazı yoktur.

Spor basınının da böyle bir olay hakkındaki gerçekleri duyurması kadar doğal bir şey olamaz.

Ancak hiçbir spor yazarı veya basın mensubunun da kanıtlanmamış bir konu hakkında suçlayıcı yorumlarda bulunması doğru değildir.

Bu konu Futbol Federasyonu’nun, Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun, Futbol Federasyonu Ceza Kurulu’nun ve Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile Yönetim Kurulu’nun işidir.

Gerekli araştırmalar ve incelemeler yapıldıktan sonra verilen karara ise herkesin saygı duyması lazım.

Elbette Gönyeli Kulübü bir üst mercide hakkını arayabilir.

Bunu da sonuna kadar yapacaktır.

Ancak sonunda suçlu bulunursa, camia olarak bunu herkesin kabul etmesi gerekecektir.

Bu konuda basının veya spor yazarlarının suçlu gösterilmesi çok büyük bir hata olur.

Futbol Federasyonu konuyu erken sonuçlandırmadığından dolayı hatalı olabilir.

Ancak önüne gelen böyle bir konuyu çözmesi, suçlu varsa da cezalandırması da onun  görevidir.

Eğer yasalara ve tüzüklere inanıyorsak.

Ve bu yasa ve tüzükler her kulüp, her futbolcu, her teknik adam için aynı şekilde çalışıyorsa, olayların sonuçlarını da sağduyu ile karşılamamız gerekecektir.

Gönyeli Kulübü’nün Ceza Kurulu’na yaptığı itirazın sonucu ne isterse olsun.

Ne basın ve spor yazarları Gönyeli için, ne de Gönyeli taraftarı ve yöneticileri spor yazarları ve Futbol Federasyonu için şike konusunda suçlamalarda bulunmamalıdır.

Olay birkaç kendini bilmezin bulunduğu bir teşebbüs sonrası, Futbol Federasyonu’nun vermekle mükellef olduğu cezayı vermiş olması ile kapanmalıdır.

Tabii yanlış anlaşılmasın, şike teşebbüsü olayını küçümsüyor falan değilim.

Bu konuda yaşananların herkese ders olduğunu düşünüyorum.

Daha önce, “Gönyeli’nin böyle şeylere ihtiyacı yoktur” diye yazmıştım...

Yine yazıyorum, “Gönyeli’nin böyle şeylere ihtiyacı yoktur”

Bu işte ne Gönyeli Yönetim Kurulu üyelerinin, ne taraftarlarının ne de futbolcularının bir ilgisi olduğuna inanmıyorum.

Gönyeli yönetimi şimdi iki kere düşünmek zorundadır.

“Alın terimizle kazandığımızı masa başında sildiler” söylemi, taraftarı Futbol Federasyonu’na karşı kışkırtmaktan başka bir işe yaramaz.

Futbol Federasyonu, tüzüklerde, yönetmeliklerde söz konusu eylemler için ne ceza öngörüyorsa vermek zorundadır.

Federasyon, böyle bir duyumda ilgili kulübü disiplin kuruluna vermez, suçlu olduğuna karar verilene de ceza vermezse yanlış yapar.

Gönyeli’nin, suçlu bulunduğu bir konunun ardından hala daha suçsuz olduğunu ifade etme gayreti yanlıştır.

Gönyeli, suçsuz olduğuna inanıyorsa, yapması gereken tek şey vardır.

O da, eylemleri ile kulübü ve futbolcuları bu durumlara düşüren Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından “Şikeye teşebbüs etmekten” suçlu bulunup, üç yıl ceza verilen Ali Kanlı’yı disiplin kuruluna havale ederek cezalandırmaktır.

Bu davranışı ile futbol camiasına vereceği, “Şike teşebbüsüne ve şikeye ben de karşıyım” mesajı, suçsuzluğunu ispatlama gayretinden daha anlamlı olacaktır.

 

Temizligciler

Yukarıda yapmış olduğum yorumda belirttiğim gibi, şike konusunun verilecek nihai kararın ardından kapanması gerektiğini düşünüyorum, ama doğrusu Gönyeli taraftarlarının ince zeka ürünü esprisine de değinmeden geçemeyeceğim.

Hakikaten “Temizligciler” esprisine bayıldım.

Ne dersiniz?

Hoş olmadı mı?


Enflasyon!

“Şikeye Teşebbüs” ettiği gerekçesi ile Futbol Federasyonu tarafından “3” puanı silindiği açıklanan Gönyeli’nin Tahkim Kurulu’na başvurmasının ardından yaşanan gelişmeler sonrasında “9” puanı silindi.

Bir aylık sürede 3’den 9’a…

Yani aylık artış yüzde 300!

Bu kadar yüksek enflasyon Süleyman Demirel zamanında bile yaşanmamıştı.

Yoksa Devlet Planlama Örgütü’nün açıkladığı enflasyon rakamları yanlış mı?

 

 


Carnaval De Paris - DJ Pumpy Pres. Luz Turku





EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Sık Kullanılanlara Ekle sportactive

http://http://sportactive.blogcu.com

müzik dinle izle